Bir Ayrılık Yaşadıktan Sonra Kendimizi Nasıl Hissederiz?

“Bir başkasını asla sevemem”;
“Kimseyle onunla olduğum kadar mutlu olamam”;
“Onun gibisi karşıma çıkmayacak”…

Muhtemelen sadece benden değil, etrafımızdaki ayrılık yaşayan insanlardan da bu cümleleri duymuşsunuzdur.

Bir eşten veya sevgiliden ayrıldıktan sonraki dönem, sevilen birinin kaybı sırasında yaşanan döneme benzer. Her iki durumda da kişi yas psikolojisine girer ve duygusal olarak farklı aşamalardan geçer.

Ayrılık yaşayan kişi şok evresinde ilk sıradadır ve ayrılığı inkar eder.

Daha sonra öfke aşaması gelir ve bu aşamada kişi eşinin ya da sevgilisinin sevmediği yönlerini büyütür. Adının yanında geçmesi bile kişiyi rahatsız eder.

Bundan sonra, olasılıklar aşamasında, “Bunu yapsaydım beni tekrar bırakır mıydı acaba?” gibi sorularla devam eder.

Uzlaşmanın imkansızlığını anladığı andan itibaren duygusal bir yokluk, boşluk hissetmeye başlar ve dolayısıyla depresif bir döneme geçiş yapar.

Son aşama ise kabul aşamasıdır. Kişi eşinin ya da sevgilisinin anılarından dolayı üzülür ama hayatına kaldığı yerden devam eder.

Ayrılık dönemini bu şekilde yaşamak normaldir. Ancak bu süre daha fazla uzarsa veya evrelerden birinde takılıp kalmaya devam ederseniz travmatik etki oluşmaya başlıyor diyebiliriz. Travmatik etkinin psikolojik etkilerinden korunmak için psikolojik destek alınması uygun görülmektedir.

Bir cevap yazın