Geçmişin Yükünü Geleceğe Taşımak

Geçmişte olumlu ve olumsuz birçok olay yaşadık. Olumlu deneyimlerimize “anılar”, olumsuz deneyimlerimize “dersler” diyerek geleceğe adım atıyoruz.

Ama bunu gerçekten yapabiliyor muyuz?

Geçmişte yaşadığımız olumsuz olaylara tecrübe gözüyle baktık ve “Bunu yaşamak bana ne öğretti?” diye sorduk. Soruyu cevaplayarak öğrenemeyen ve hatalarıyla yüzleşenler, geçmişin yükünü geleceğe taşımak zorunda kalırlar ve bu yükle geleceğe adım atmakta zorlanırlar.

Yürüdüğünüz bir yol düşünün, sırtınızda bir yükle daha rahat yürüyebilir misiniz ya da taşıyacak bir yükünüz olmadan daha mı yürürsünüz?

Sanırım bu soruya cevap vermek o kadar da zor olmamalı.
Geçmişte yaşadığınız olumsuz olayları, yürürken elinizde taşıdığınız ağır bir yük olarak düşünün. Dününüzü karartan olumsuz olayların bugününüzü ve yarınınızı karartmasına izin vermeyin.

Geçmişte yaşadığınız olumsuz olay ne olursa olsun, onu oradan alıp yüzleşme, onunla hesaplaşma, kabullenme ve orada bırakma iradesini göstermeli ve kaldığımız yerden devam etmeliyiz.

Yani geçmişe dönüp hikayeyi değiştirmeliyiz.
Geçmişin tuzağına düşmek yerine geleceğimizin kahramanları olmayı seçmek bizim elimizde.
Bizi engelleyen, gücümüzü azaltan ve gelecek enerjimizi çalan geçmişin yüklerinden kendimizi kurtararak yaralarımızı iyileştirmeye kararlı olmalıyız.

Geçmişteki hatalarımız, onlardan aldığımız dersler geleceğimizi inşa etmek için ihtiyaç duyduğumuz malzemelerdir. Kusurlu geçmişimize takılıp kalarak kusursuz bir gelecek inşa edemeyiz.

Unutmayalım ki hayatımızda elde ettiğimiz başarılar ve elde ettiğimiz güzel şeyler geçmişteki hatalarımızın ve tecrübelerimizin ürünüdür.

“Kimse geçmişini satın alacak kadar zengin değildir” (Oscar Wilde).
Sloganımız birdir: “Yüzleş, anlaş, affet, kabul et, devam et.”

Bir cevap yazın