Geçmişin Yükünü Şimdiye Taşımak

İnsan, geçmişi, bugünü ve geleceği aynı anda düşünebilen ve yaşayabilen tek canlı varlıktır. İstediği gibi yaşama hakkına sahiptir.

Genellikle dün bugünü, bugün yarını, yarın da geleceği inşa eder. Geçmişte yaşadığımız birçok olumlu ya da olumsuz olay, hatıralar ya da acılar biriktirerek yolumuza devam ediyoruz. Olumlu olanlar hatıra olarak kalırken, olumsuz olanlar geleceğimizi  şekillendirmemize engel olabilir.

Hatıra olarak topladığımız güzel şeyler gelecekte bizi üzmez. Genellikle geleceğimizin prangaları geçmişin yükleri olan yaşadığımız olumsuz olaylardır. İstenmeyen olumsuz durumlarla tecrübe gözüyle yüzleşmeyenler bu geçmişin yükünü geleceğe taşır ve bu yükün altında geleceğe adım atmaları zor olur.

Bu olumsuzlukların, dünümüzü karartan yüklerin, kötü anılarımızın bugünümüzü ve geleceğimizi karartmasına izin vermemeliyiz. Geçmişin yüklerinin geleceğimizi yok etmesine izin vermemek bizim değilse kimin sorumluluğudur?

Geçmişin yükünü geçmişte bırakmak için, onu yerinden, yani geçmişten çıkarmak, onunla yüzleşmek, onunla hesaplaşmak, belki kabullenmek ve buna rağmen yola devam etme iradesini göstermek gerekir. .

Sloganımız “yüzleş, barış, affet, hayatına devam et” olmalı.
İstenmeyen bir çocuk olarak doğduğunuzu varsayalım; Geçmişte bu istenmeyen olma duygusuyla nasıl başa çıkacağız? Şimdi ne yapacağız, doğduk ve yaşıyoruz, geçmişin bu yükünü ve yarasını hayatımızın merkezine koyup istenmeyen çocuk olmanın acısıyla mı yaşayacağız?

Ya da belki de en saf ve en güzel duygularla evlendiğimiz sevgilimiz bizi aldattı, yaşayacağımız duygu elbette hayal kırıklığı olacak ama geçmişin bu olumsuz deneyiminin geleceğimizi yok etmesine izin vermemeliyiz. Terk edilme korkusuyla yüzleşip hayatımıza devam edebilmek işimizi kolaylaştıracaktır.

Bir cevap yazın