Yalnızlık, Psikolojik Sorunlara Neden Olabilir mi?

Her insan hayatında yalnızlık hissini mutlaka yaşamıştır. Bazıları için bu geçicidir, bazılarında ise ağır depresyon ve başka hastalıklar görülür.

Aslında insanı hasta eden yalnızlık değil, yalnızlık duygusudur. Öncelikle bu iki kavramı birbirinden ayırmak gerekiyordu.

İsviçreli psikolog Carl Gustav Jung, “Yalnızlık, çevrede insanların olmaması değil, fikirlerinizi insanlarla paylaşamamak ya da toplum tarafından fikirlerinizi önemsiz görmektir” diyor.

3 çeşit yalnızlık vardır

1. Sıradan yalnızlık: Bu kategorideki kişilerin yalnız kalmalarının nedeni  ya çevrelerindeki insanların kötü amellerini (ikiyüzlülük, yalan vb.) gördükleri ve yalnız kalmak istedikleri için yalnız olmalarıdır, ya da sevdikleri insanlar yanlarında olmadığı için (ölü ya da terk edilmiş).

2. Sosyal yalnızlık: Bu kategorideki kişiler sosyal mecrada aktif olsalar bile kafe, sinema vb. gidebilecek arkadaş bulamazlar ve yüzlerce beğeni alırlar.

3. Kalabalık içindeki yalnızlık: Yalnızlığın en tehlikeli türüdür. Buraya giren insanlar bir gün tamamen yalnız kalmaktan korktukları için kendilerine zarar verecek kişileri hayatlarına alırlar.

Bildiğiniz gibi yalnızlıktan kurtulmanın tek yolu sosyalleşmektir. Gitmediğiniz bir kafeye gitmek, şehrinizde turist gibi dolaşmak, gönüllü derneklere (lösemi vb.) katılmak veya diğer sosyal aktivitelere katılmak bu sorundan kurtulmanıza yardımcı olabilir. Yani evden çıkmanız gerekiyor. Kimse kapınızı çalmıyor ve “Hey, bu yalnızlığa bir son verelim” demiyor.

Bir süre yalnız kaldıktan sonra insan beyninde “Yalnız olursam sorun olurum, hep yalnız kalırım, yalnız insan mutlu olmaz” gibi düşünceler oluşur.

Bu düşüncelere otomatik düşünceler denir, yani beyinde saniyeler içinde dolaşırlar ve beyin bu düşünceleri analiz etmez. Ondan sonra, bir yalnızlık hissi oluşur. Böyle durumlarda kişi kendini değersiz ve gereksiz görür, özgüveni azalır.

Bir cevap yazın